ben size vermiştim

23 08 2006

şirketimde enteresanlıklar bitmiyor. yine bir müşteri gelir. adam orta yaşlı, düzgün giyimli, efendi biridir. satışta bulunan bayan arkadaşım değerli müşterimizi süper bir sıcaklıkla merdiven başında karşılar.

-hoşgeldiniz efendim.

-hoşbulduk, nasılsınız?

-çok teşekkürler, ya siz?

-…

fiks. buraya kadar bir enteresanlık yoktur. standart muhabbet sonlanır ve derin bir sessizlik olur. sebep? müşteri temsilci arkadaşımız donakalmıştır. adama bakar bakar durur, hala bakar. sanki birşey hatırlamaya çalışıyordur. ve hatırlar sanırız ki. şöyle der adama:

-aaaa! (adam bakar şaşkınlıkla ve bayan arkadaşım devam eder) ben size vermiştim.

(adam donar, gözleri faltaşı)

– nasıl yani? der.

– eee, evet evet çok iyi hatırlıyorum, size vermiştim

-hayır vermediniz

-yok , yoook. 5 yıl kadar önce vermiştim

– hayır … hnm vermediniz diyorum, ya da ben hatırlamıyorum.

ahali yıkılır gülmekten, adam kendini zor tutar. her ne kadar inatla vermediniz dese de, sonunda kabul eder mecburen. zuahuahuaha. sevgili Türkçe’m işte:) kız* inatla müşteriyi tanıdığını anlatmak, ona ürün sattığını hatırlatmak için kendini paralamıştır ama nafile. karşıdaki erkektir ve kinayeli gülüşüne engel olunamamıştır.

-yok yoook, 5 yıl kadar önce…

-hmm.olabilir…:)mmmm…. 🙂

*yaş > 40

Reklamlar

İşlemler

Information

15 responses

23 08 2006
sonic

bu satış işlerinde bööle tuhaflıklar oluyo samimiyeti kurcaksın diye saçmalamaya başlıyosun doğru sözcüğü bulamıyosun ben geçende şööle dedim eğer bu ürünü almayı düşünüyosanız düşünmeyin sakın dedim,açıklaması: hiç düşünmeden alın : )

23 08 2006
dusselhayvan

zuhauhauaha iimiş:)

23 08 2006
murakami

evet satış olayı birebir ilişki olduğunda aynı canlı yayında olabilecek hatalar gibi türlü şeyler olabiliyo. ben de bir kere laptoptan müşteriye sunum yaparken masadaki bardaktan su içtim arada boğazım kurudu. sonra bir süre devam ettikten sonra durdum.

“ben biraz önce sizin suyunuzu mu içtim?”

“evet evet içtim”… 😛

23 08 2006
murakami

bir başka anı: elemanlarımdan biriyle yurtiçi iş gezisine gittik. o şehrin havaalanına indik ben de ziyaret edilecek firmaların listesi üzerinden geçiyorum hangisine ne denecek filan anlatıyorum. havaalanını önünden taksiye bindik. ben liste üzerinden konuşmaya devam ederken taksici sordu:
– abi bu bayan bizi mi takip ediyo?
meğersem kızcağız taksiye binmemiş. o da o sırada annesiyle cepten konuşuyomuş. ne beni duymuş ne taksiğe bindiğimi görmüş. arkadamızdan koşuyo…
baya bir gülmüştük sonrasında…

23 08 2006
murakami

ingiltere birmingham a yapılan iş gezisi sırasında: sabahki toplantıdan sonra otele geri döndük. doğru dürüst yemek yenecek yer olmadığından otelde yiyelim bari dedik. açık büfe, fiks para. önce güzelce yemekler yendi. ben chili con carne yedim. acılı amerikan fasulyeleri, kıymalı. müdürüm de sosis söylemişti böyle yemin ediyorum lombakta çizdikleri kule şeklindeki boklar gibi bişii geldi. sulu üstelik. çok güldük. sonra da türlü türlü nefis pastaların olduğu masadan adam başı 3.5 dilim yedik. 4. dilimi utandıkta yarım yarım yedik. he he. neyse bu güzel yemekten sonra öğleden sonraki randevumuza gidicez ama bana daha lobide bir uyku bastı. zaten birmnigham çok rüzgarlı, çarpıyo adamı rüzgar. bi de böyle yiyince. taksiye bindik benim başım düşüyo. açık tutamıyorum gözlerimi. firmaya gittik. aaa bi baktık kapının önünde ayakkabılar. nereye geldik biz filan derken meğersem adamın eşi hintliymiş. içerisi de halı kaplı. öyle adet edinmişler. neyse biz çıkartmadık filan. oturduk toplantı masasının etrafına. ben müdürme diyorum ki nolur bu sefer siz anlatın. uyudum uyuycam. o da bana diyo ki. yok yok sen anlat. o da kaymış durumda. neyse böyle yavaş yavaş anlattım ben. ama o sırada da cam olan masanın altından adamın çoraplı ayakları görünüyo. adam da parmaklarını filan oynatıyo. gülmemeye çalışsam da nafile…:)

23 08 2006
dusselhayvan

sizin anıları bir kitapta toplayalım murakami..

23 08 2006
murakami

hayatım roman…

23 08 2006
gökhan

adamın yerinde olasım geldi…

23 08 2006
fixxxer

gerçekten güzel ve bi o kadarda komik bi durum cereyan etmiş. benimde başıma gelmesini diler satış sorumlusu bayana esenlikler dilerim.. ama bunu bütün müşterilere tekrarlamaması hususunda kendisini uyarmayıda görev bilirim ha bide 5 yıl önce verdiğini unutmamasıda ayrı bi soru işaretidir hafıza müthişmiş gerçekten 🙂

23 08 2006
gökhan

40 yaş üstüymüş vazgeçtim, pardon:)

23 08 2006
savaslan

🙂 bu yüzden spikerlere okadar para veriyorlar

yurdum insan bazen okadar saf ve temiz kalpli oluyorki dünyaları devirdiğinin farkına varmıyor işte :))

bende birkaç anı yazmak isterdim ama şimdi türkçe lastik gibi yalnış anlaşılır diye korkuyorum demişim :))

23 08 2006
pinkkie

başka bi version:

“ben size geçende vercektim de unutmuşum..”

“..ay şey yani numaramı!” (vallaha mı?)

valla bilseydi unutturmazdı her hal..
🙂

23 08 2006
dusselhayvan

bi de “eline verim mi” sorunsalı var… herhangi bir muhabbette olabildiğince nacizane sakin içten sorulabilecek kıvamda olsa da, her defasında erkek kısmından bi kısım zalak ergen yarılıyo ya ölüyorum.

23 08 2006
sezercix

Muhauhauh.Bu tür sorunlar sanırım hep Türkçemizin lastik gibi esnemesinden kaynaklanıo.Son derece masum olan kızımızın(!) yapmış olduğu bir hata mazur görmek gerek.

24 10 2006
oki oki

byee

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: