Türkiye’de yaşadığı varsayılıyor

2 09 2009

Türkiye’de yaşadığı varsayılan kıllı abla, “Yetmedi mi bu ayrılık” isimli şarkısı ile bizlere katılıyor. Bu ablayı ve org unu bulup, “düşsel hayvan” a getirenlere hayvani şeyler vereceğimizi garanti ederiz. Allah aşkına…

 

bu süfer video için, alkışlarla yaşıyoruz ekibine ve ayrıyetten sesar a teşkür ederiz :)
 





kanyon a gidip te üşütmeyen var mı?

1 09 2009

kanyonkalemi alıp çizgi çizen mimar oluyor. ama mimarlık böyle olmuyor. önce bakacaksın, projeyi nerede yapıyorum, nasıl yapıyorum, güneş nereden geliyor, rüzgar eserse ne olur… düşünmek lazım. aksi takdirde, içine pahalı marka mağazalarını koyup, hayvani sinemalar ekleyip, yanar dönerli ışıklar koymakla,  milyon dolarlık residansları satmakla olmuyor. yok oldururuz diyerek, sonradan cam ekleriz, kısmi kapatırız demekle de yama yapılmıyor. demediler mi, yapılırken yok kışın bile sıcak olucak, yok ısıtmalar, üflemeler koyucaz. istanbul boğazı nda dursan bu boğaz etkisini almazsın.

 

şimdi biri söylesin bana, var mı kanyon a gidipte üşütmeyen? var mı?

iliklerime kadar ağrıyorum.

selametlen kanyon





hakan topla buluştu !!!

28 08 2009

Karşılaşmanın ilk düdüğü çaldı ve mücadele başladı sayın seyirciler. Fatih, karşılaşmaya Fenerbahçe den daha hızlı başladı. Hakan topla buluştu. Bu arada hakemin eli cebine gidiyor. Her neyse, Hakan ın pasında sağ kanatta topla buluşan Semih’in ortası kalecide kalıyor. Turgay’ın ortasında arka direkte Semih çok iyi yükseldi ve atağa kalktı. Semih ceza sahası dışından kaleyi yokladı. Metin topu aldı, orta yuvarlağın kendi yarımalanına bakan diliminde kendi ekseni etrafında bir tur attı. Bu arada hakemin eli hala cebinde sayın dinleyiciler. Her neyse hakem vere vere  serbest vuruş veriyor. Galatasarayda oyuncu değişikliği. Serdar çok şık bir şut çekti ve meşin yuvarlak direkten dönüyor. Hakem ilk 45 dk nın son düdüğünü çalıyor. İkinci yarıya Galatasaray başlıyor. Tanju şık çalımlarla ceza sahasına girdi, topu düzelmek isterken defans araya giriyor ve pozisyonu bozuyor. Sabri’nin pasında Ahmet topun üstünden atladı, Hakan ceza sahasında topla buluştu. Hakan ın vuruşu yine kaleciden döndü. Hakan bugün ne yapıyor?  Dakikalar 31′i gösteriyor veeee yedek Arif, Ümit ’in yerine oyuna giriyor. Dakika 35 ve Arif sakatlanıyor. Arif yerde acılar içerisinde kıvranıyor ve penaltı sayın dinleyiciler.  Sergen penaltı atışını kullanıyor ve top yan ağlarda. Nasıl oluyosa artık…Bu arada Simoviç oyunu başlatmak için arkadaşlarının ilerlemesini bekliyor. Arif hala yerde. Sergen topla buluşuyor ve muhabbete başlıyor. Yan hakem durumu geç te olsa farkediyor ve düdüğünü çalıyor. Sol kanattan Hagi topla çizgiye kadar ilerliyor. Jardel ceza sahası içinde dolanıyor ve Hagi şık bir vücut çalımıyla Roberto Carlos ‘u geçiyor. Yedek klübesinde bulunan İlhan Mansız, artistik hareketini sergileyerek oyuna girmek için son ısınmalarını yapıyor.  Hasan Şaş, Emre’ye  arkadan yaptığı faul sonrası sarı kart görüyor.  Bu arada ceza sahası ana baba günü sayın dinleyiciler. Rıdvan, Rıdvan, Rıdvan’ın ayak içi plasesi kaleci Sylva’da kalıyor. Arif hala yerde sayın dinleyiciler. Maçın dördüncü hakemi uzatmaların 3 dakika olduğunu belirten tabelayı gösteriyor. Galatasarayda Saffet oyundan çıkıyor yerine Oğuz oyuna giriyor.  Veee Orta hakem 90 dk nın son düdüğünü çalıyor sayın dinleyiciler.





Bi Ergenekon Bi Kolbastı

20 04 2009

Her derdim bitti, kendimi unuttum vallaha. Ergenekon falan umrumda diil. Her gece uykularımı kaçıran tek derdim var şimdi. 

O da, Kolbastı …

Kolbastı dansı nereden çıktı? Kim icat etti, patenti kimin, ünlüler bunun için ne dedi?  Ayrıca kolbastı kültürü nasıl bişidir? kolbastİ dansıyla tekno, hiphap, rep yapılır mı?

kolbasti_basbakan2

Ahahahaha :)  http://www.kolbasti.org/ sitesinin verdiği bilgiye göre durum şöyle imiş;

KOLBASTI 1930′lu yıllarda ağaların ve dayıların olduğu bir dönemde ortaya çıkmıştır. O dönemde Trabzon da mağaralar bulunurmuş. Faroz’da, Değirmendere’de, Arafilboyun’da, Boztepe’de… O mağaralarda ağalar dayılar alem yaparlarmış. O dönemde askerlerin KOLluk kuvvetleri varmış, KOLluk kuvvetleri bu alemlere baskın yaparmış. Alemcilerde basılmayalım diye kapıya erketeler koyarlarmış, gözcüler yani… Erketeler KOLluk kuvvetlerini gördüğü an içeri haber getirirlermiş, içerdekilerde haberi aldıklarında seslerini kısarlarmış… Başlarlarmışlar söylemeye kısık sesle “GELDİLERRRRRRRRRR, BASTILARRRRRRRRR, VURDULARRRRRRRRRRRR”… KOL kuvvetleri böyle baskınlar yaptığı için oyuna KOLBASTI denilmektedir.

Anaa !

Yıl 2009, etraf kasımpaşalı dayı ve ağalardan oluşmakta. darbe lafı pek duyulur tatta. kongenekon davaları su üstünde. ne benzerliktir…

şaşırdım!  

Olmaz ! vanmünüt ! bi daha da tirabzon a gelmem! vallaha gelmem!





“düşsel hayvan”

17 04 2009

tuhaf_hayvan.jpg

 

ortalığı bayağı boşlamışız,
salıvermişiz,

neyse, “düşsel hayvan” kaldığı yerden devam ediyor.

selametleen!

 hadi len !





gerzek kızlarımız için “bir tur ver” kampanyası

30 04 2007

şok şok şok!

düşsel hayvan’dan bir ilk daha… grup 84, ken, zakkum ve duman fanları; sizlerden gelen talepler üzerine dayanamayıp bir güzellik sunuyorum. 

hayranı olduğunuz grup/ grup elemanı mı var? evet var, biliyoruz. siz de o grup elemanlarına bi tur da olsa vermek mi istiyorsunuz? e o zaman haydi, durmayın, hayranı olduğunuz grup/eleman ismini yazın (arada boşluk bırakmasanız da olur) ve sadece bekleyin. mesajınızın bize ulaşmasının ardından, size dönecek ve istediğiniz verişmeyi sağlayacağız, vallaha ve de billaha. böylece; “grup 84 erdeeeeeeğm sana hastayım”, “kenan benimlen evlen”, “zakkum seni seviyorum, bi tur versem” gibi serzenişlere gerek kalmadan verebileceksiniz. 

yalnız bir koşul var ki, “bi turluk verme hali” ancak sevdiğiniz grup/ elemanın müziğine saygı duymamanız halinde gerçekleşebiliyor.  nasıl yani demeyin. sesi güzel, iyi çalıyor durumuna giremezsiniz budur umda. budur. bu mudur? evet budur. öyle işte.

haydi sen de ver!





ya içindesindir çevrimin ya da dışında

25 04 2007

çevrimiçi ve çevrimdışı. başka şans yok.  hayat zor ya, hep diyorum. diyorum da neye konuşuyorum ben. heyy! ohooo… neyse,

yeni bi şarkı besteledim, sözler aşağıda.

eydieselin patlasın
ya dışındasındır çevrimin
ya da içinde yer alacaksın
kendin içindeyken
kafan dışındaysa

çaresi yok kardeşim
her akşam böyle içip kederlenip
mutsuz olacaksın
meyhane masalarında kahrolacaksın

şiirlerle şarkılarla
kendini avutacaksın
ya dışındasındır çevrimin
ya da içinde yer alacaksın

   

araklayanı….





spiderman hocam olur

24 04 2007

saatlerce çizmenin verdiği yorgunluktan sonra dinlenmek istemiştim sadece. nedense uçurum kenarını seçmişim. oturuyorum uçurumun kenarında evet, manzara çok güsel. sonra birden bi adam geliyo bööle kocaman devasa bi adam. el bileklerimden tutuyo sımsıkı. çok korkuyorum. napıyosun burda diyo. sanane be adam git diyorum. gitmiyo. sona birden gömlek kollarının bilek kısmında renkli bir kumaş gibin bişi görüyorum. anam falan oluyorum böyle. adam bildiğimiz sıpaydırmen. sen diyorum sıpaydırmensin. adam birden yabancı dilde konuşmaya başlıyo. anlamıyorum ne dediğini. örümcekçe dili falan zannımca. sona buna bi şekil ingiliş dilinde beni de uçur havalara falan diyorum. spiderman abijim sona beni apartmanlardan uçuruyo. bana da uçmayı öğretiyo. dikkatli ol diyo. korumaya geldim seni diyo. ben de naystumityu diyorum. sona bişiler daha gördüm hatırlamıyom ama zıpaydırı gördüm, onla uçtum daha ne. ya olanlar gerçekti ve bana rüya gibi geldiyse. uff bilemiyorum. herşey olabilir.





töre çok kötü birşey, yeminle.

18 04 2007

bugün öğlen saatlerinde ofisten eve doğru yola çıktım. yol nedense bitmek bilmedi. bir süre sonra apt.ın önündeydim. apt. kapısı ağırdı ama ittim. yeni gelen faturalarımı aldım. merdivenlerden yavaşça yukarı çıktım. kapıya geldim. nahtarı nahtar deliğine soktum ve çevirdim. bu esnada kapı kolunu çekmek zorundaydım çünkü başka türlü açılmıyor kapı. çok karmaşık ve değişik bir sistemi var. içeri girdim, ayakkabılarımı çıkardım, çantamı biraz ileri koydum. sonra düşündüm de hayat ne kadar zor. cem uzan çok yoruluyo, çok çalışıyo. karıncalarım kaçtı, alışmak kötü bişi, kudurmadım hiç ama. tuğcu okuyan kitle erimiş, gitmiş. bazen sırtımın tam ortası kaşınıyo, elim uzanmıyo. türksel “zar var zar” diye bişi çıkarmış.

bu ara sabahları “dobra kobra”yı izlemek adetten. şenay düdek, süper bi insan. töre dizileri çok fazla. boran ağa, baran ağa, bi de burhan var. burhan, ağa diil. 2yabancı diye bi dizi var. harvırd tıp ı 1.likle bitirmiş bi çocuk var. köye gidiyo saftıran, orada dokturluk yapçakmış. bi ağa, onun da bi kızı var. kız peçe takıyo, peçe kanıyo. kızın burnu görünmüyo. sanırım hasta kız. kandan anladım, bayılıyo bi de basen. doktor köyde kuul takılıyo ama yemiyolar. bi tane cipli çocuk var babası zengin. doktora tilt oluyo. başlık parası var. bi tane ezik komutan var. pek konuşmuyo. köy kahvesi var. dilek ağacı var. 2 yabancı diil, 1 yabancı var aslında, amerikalı tapmodel, doktorun sevgilisi. töre var töre.

çok hastayım feci, ondan gelmiştim zıpçıktı saaatinde eve. evimi seviyorum. kedim olsa onu da severdim, otokedi hiç sevmiyorum, zorla mı… kah karıncalarım, kah istanbul, olso armut, ağladık…





işte cumhurbaşkanı adayları

12 04 2007

herkeslerden önce açıklıyorum. vatana millete hayırlı olsun.

işte adaylar; 

  • cem kuzen
  • düşsel hayvan
  • okalipçüş
  • kahramanmaraşlı abdullah
  • casio401

hayırlısı… amin.

 sürpriz bir isim daha eklenmiş. pardon. o da;

  • nuri bey

…………………………………