Bi Ergenekon Bi Kolbastı
20 Apr 2009
Her derdim bitti, kendimi unuttum vallaha. Ergenekon falan umrumda diil. Her gece uykularımı kaçıran tek derdim var şimdi.
O da, Kolbastı …
Kolbastı dansı nereden çıktı? Kim icat etti, patenti kimin, ünlüler bunun için ne dedi? Ayrıca kolbastı kültürü nasıl bişidir? kolbastİ dansıyla tekno, hiphap, rep yapılır mı?
Ahahahaha
http://www.kolbasti.org/ sitesinin verdiği bilgiye göre durum şöyle imiş;
KOLBASTI 1930′lu yıllarda ağaların ve dayıların olduğu bir dönemde ortaya çıkmıştır. O dönemde Trabzon da mağaralar bulunurmuş. Faroz’da, Değirmendere’de, Arafilboyun’da, Boztepe’de… O mağaralarda ağalar dayılar alem yaparlarmış. O dönemde askerlerin KOLluk kuvvetleri varmış, KOLluk kuvvetleri bu alemlere baskın yaparmış. Alemcilerde basılmayalım diye kapıya erketeler koyarlarmış, gözcüler yani… Erketeler KOLluk kuvvetlerini gördüğü an içeri haber getirirlermiş, içerdekilerde haberi aldıklarında seslerini kısarlarmış… Başlarlarmışlar söylemeye kısık sesle “GELDİLERRRRRRRRRR, BASTILARRRRRRRRR, VURDULARRRRRRRRRRRR”… KOL kuvvetleri böyle baskınlar yaptığı için oyuna KOLBASTI denilmektedir.
Anaa !
Yıl 2009, etraf kasımpaşalı dayı ve ağalardan oluşmakta. darbe lafı pek duyulur tatta. kongenekon davaları su üstünde. ne benzerliktir…
şaşırdım!
Olmaz ! vanmünüt ! bi daha da tirabzon a gelmem! vallaha gelmem!
Bu Fotoğrafta Ümit Besen Nerededir?
19 Apr 2009

e be ümit, e be ümit… sesin güzel, tipin güzel, kalbin güzel, sen güzelsin. güzelsin de neden neden neden? kadere şikayetin var da kimin yok? hadi var da bunu bu şekilde mi anlatıcaksın? hadi anlatıcaksın da anlıyacaklar mı? insanoğlu nankördür ümit, vallaha bak. kadere şikayetin neden, önce bana onu söyle ümit! yangından kaçarken doluya tutulmuş gibisin, sen beni unutmuş gibisin ümit, hatta… kırmızı yangın tüpü ne iş? ne kastediyosun, ne demek istiyosun yani? alınıyorum ümit. peki o büyük tüpün yanında neden araba versiyonu da var, neden eğri duruyo? ya patlarsa… onu da geçtim sarı ve siyah şemsiyeler neden? n’apıyoruz ümit? naber? neden öyle oturuyosun, sinmişin kalmışın. ayakkabılar nedir? üff çorapların? çiçekleri nereden topladın? çok şüpheli duruyong söyliim.
ha bi de, pantolonunun kenarında da bişi var.
ümit!
“düşsel hayvan”
17 Apr 2009

ortalığı bayağı boşlamışız,
salıvermişiz,
neyse, “düşsel hayvan” kaldığı yerden devam ediyor.
selametleen!
hadi len !
gerzek kızlarımız için “bir tur ver” kampanyası
30 Apr 2007
şok şok şok!
düşsel hayvan’dan bir ilk daha… grup 84, ken, zakkum ve duman fanları; sizlerden gelen talepler üzerine dayanamayıp bir güzellik sunuyorum.
hayranı olduğunuz grup/ grup elemanı mı var? evet var, biliyoruz. siz de o grup elemanlarına bi tur da olsa vermek mi istiyorsunuz? e o zaman haydi, durmayın, hayranı olduğunuz grup/eleman ismini yazın (arada boşluk bırakmasanız da olur) ve sadece bekleyin. mesajınızın bize ulaşmasının ardından, size dönecek ve istediğiniz verişmeyi sağlayacağız, vallaha ve de billaha. böylece; “grup 84 erdeeeeeeğm sana hastayım”, “kenan benimlen evlen”, “zakkum seni seviyorum, bi tur versem” gibi serzenişlere gerek kalmadan verebileceksiniz.
yalnız bir koşul var ki, “bi turluk verme hali” ancak sevdiğiniz grup/ elemanın müziğine saygı duymamanız halinde gerçekleşebiliyor. nasıl yani demeyin. sesi güzel, iyi çalıyor durumuna giremezsiniz budur umda. budur. bu mudur? evet budur. öyle işte.
haydi sen de ver!
ya içindesindir çevrimin ya da dışında
25 Apr 2007
çevrimiçi ve çevrimdışı. başka şans yok. hayat zor ya, hep diyorum. diyorum da neye konuşuyorum ben. heyy! ohooo… neyse,
yeni bi şarkı besteledim, sözler aşağıda.
eydieselin patlasın
ya dışındasındır çevrimin
ya da içinde yer alacaksın
kendin içindeyken
kafan dışındaysa
çaresi yok kardeşim
her akşam böyle içip kederlenip
mutsuz olacaksın
meyhane masalarında kahrolacaksın
şiirlerle şarkılarla
kendini avutacaksın
ya dışındasındır çevrimin
ya da içinde yer alacaksın
araklayanı….
spiderman hocam olur
24 Apr 2007
saatlerce çizmenin verdiği yorgunluktan sonra dinlenmek istemiştim sadece. nedense uçurum kenarını seçmişim. oturuyorum uçurumun kenarında evet, manzara çok güsel. sonra birden bi adam geliyo bööle kocaman devasa bi adam. el bileklerimden tutuyo sımsıkı. çok korkuyorum. napıyosun burda diyo. sanane be adam git diyorum. gitmiyo. sona birden gömlek kollarının bilek kısmında renkli bir kumaş gibin bişi görüyorum. anam falan oluyorum böyle. adam bildiğimiz sıpaydırmen. sen diyorum sıpaydırmensin. adam birden yabancı dilde konuşmaya başlıyo. anlamıyorum ne dediğini. örümcekçe dili falan zannımca. sona buna bi şekil ingiliş dilinde beni de uçur havalara falan diyorum. spiderman abijim sona beni apartmanlardan uçuruyo. bana da uçmayı öğretiyo. dikkatli ol diyo. korumaya geldim seni diyo. ben de naystumityu diyorum. sona bişiler daha gördüm hatırlamıyom ama zıpaydırı gördüm, onla uçtum daha ne. ya olanlar gerçekti ve bana rüya gibi geldiyse. uff bilemiyorum. herşey olabilir.
HASSTİVAL
23 Apr 2007
Geniş bir müzik arşivim, niagara misali müzik bilgim,absolud kıvamı müzik kulağım olduğunu bilen bilir.var yani, boşa konuşmuyorum…
ve bu engin müziksiyen bağlantılarımı müzikseverlerle paylaşmayı uygun gördüm..
yeni bir şirket kuruyor ve festivaller ,şenlikler düzenliyorum..
(adını da sikyhoes prodüksiyon koymayı uygun görüyorum)
genç girişimciler, müzisyenler,çılgın gruplar haydi başvurun..
hasstival,aralık ayında belgrad ormanında, ücra köşelerde ,kamp alanları kurup,izci tarzı olmalı diye düşünüyorum..(the doors gelecek gruplar arasında jim le konuştum demin..)
yeni fikirlere aç ve açığım..
not:emanet kasamız olacaktır,gereği kadar değerli eşya getirebilirsiniz.
ticaret kafası
20 Apr 2007
pelit denen pastanede 1 litrelik kola 3.5 ytl.
bizim bakkalda 1.5.
barda, bardağı 5.
sıtarbaksta kola yok.
ticaret zor iş. kafam basmıyo.
krist! al kola. içer misin?
töre çok kötü birşey, yeminle.
18 Apr 2007
bugün öğlen saatlerinde ofisten eve doğru yola çıktım. yol nedense bitmek bilmedi. bir süre sonra apt.ın önündeydim. apt. kapısı ağırdı ama ittim. yeni gelen faturalarımı aldım. merdivenlerden yavaşça yukarı çıktım. kapıya geldim. nahtarı nahtar deliğine soktum ve çevirdim. bu esnada kapı kolunu çekmek zorundaydım çünkü başka türlü açılmıyor kapı. çok karmaşık ve değişik bir sistemi var. içeri girdim, ayakkabılarımı çıkardım, çantamı biraz ileri koydum. sonra düşündüm de hayat ne kadar zor. cem uzan çok yoruluyo, çok çalışıyo. karıncalarım kaçtı, alışmak kötü bişi, kudurmadım hiç ama. tuğcu okuyan kitle erimiş, gitmiş. bazen sırtımın tam ortası kaşınıyo, elim uzanmıyo. türksel “zar var zar” diye bişi çıkarmış.
bu ara sabahları “dobra kobra”yı izlemek adetten. şenay düdek, süper bi insan. töre dizileri çok fazla. boran ağa, baran ağa, bi de burhan var. burhan, ağa diil. 2yabancı diye bi dizi var. harvırd tıp ı 1.likle bitirmiş bi çocuk var. köye gidiyo saftıran, orada dokturluk yapçakmış. bi ağa, onun da bi kızı var. kız peçe takıyo, peçe kanıyo. kızın burnu görünmüyo. sanırım hasta kız. kandan anladım, bayılıyo bi de basen. doktor köyde kuul takılıyo ama yemiyolar. bi tane cipli çocuk var babası zengin. doktora tilt oluyo. başlık parası var. bi tane ezik komutan var. pek konuşmuyo. köy kahvesi var. dilek ağacı var. 2 yabancı diil, 1 yabancı var aslında, amerikalı tapmodel, doktorun sevgilisi. töre var töre.
çok hastayım feci, ondan gelmiştim zıpçıktı saaatinde eve. evimi seviyorum. kedim olsa onu da severdim, otokedi hiç sevmiyorum, zorla mı… kah karıncalarım, kah istanbul, olso armut, ağladık…
az kaşardan tost, çok kaşardan dost olmaz
18 Apr 2007
olursa olmaz olsun. yok öle diildi. olursa o kız olsun lelelelee, van tuğ tiri foro. olursa kaşar oluyo zaten.
neyse halkıma sesleniyorum. düşsel hayvandan uzak olan tüm kaşarları seviyorum. siz de sevin hatta çok sevin. yiyin. eskimiş olmasına dikkat edin(yada etmeyin).
unutmayın ki, kaşar kız kendi ler her yerde, dibimizde, basen evimizin bile içinde. almaz mıydınız?
ha bi de ne demiş atalarımız;
en iyi dost kaşarlı tost!
